Bir Kadın Gezginin Maceraları

Blog

  • Basit Çözümler Sizi Bakteri, Virüs ve Fırtınalardan Korur, Kolay Yüz Maskesi Yapımı

    Basit Çözümler Sizi Bakteri, Virüs ve Fırtınalardan Korur, Kolay Yüz Maskesi Yapımı

    Yıllar önce çıktığım dünya turunda hastalandığım zamanların yok denilecek kadar az olmasının en büyük nedeni oyunu kuralına göre oynuyor olmamdan. Basit çözümler sizi bakterilerden, virüslerden hatta kum fırtınalarından koruyor, sağlıklı kalmaya devam ediyorsunuz.

    Geçtiğimiz bir çok ülkede salgın hastalıklar ile karşı karşıya geliyoruz, çoğu zaman hijyen konusu bize zor anlar yaşatıyor. Ama zaman içerisinde sağlıklı kalabilmek için, çadırda kalırken de günleri duş alamadan geçirirken de hijyeni nasıl sağlayacağız, nelere nasıl dikkat edeceğiz öğrendik. Çok basit bulduğumuz ürünler ile bir taraftan kendi el dezenfektanlarımızı yaparken diğer taraftan hızlıca deterjan ve sabunumuzu yapıyorduk. Kum fırtınasında kaldığımızda ağzımızı yüzümüzü korumanın yöntemlerini geliştirirken alışveriş için şehirlerden geçtiğimizde havada uçuşan mikroplardan uzak durmak için basit yüz maskeleri yapıyorduk. Evet, tahmin ettiğiniz gibi bu yeteneklerimiz iki yıl geçirdiğimiz Afrika’ da daha bir gelişti.

    Bir gün Afrika yollarında bakteri ve mikroplardan korunmak için yaptığımız şeyleri Korona Virüsü içinde uygulayacağımız evimde oturup yüz maskesi ya da el dezenfektanları yapacağımı düşünmemiştim. Tabi şimdi yaptıklarımızda alkol oranı daha yüksek. 🙂

    KOLAY YÜZ MASKESİ YAPIMI

    1- KUM FIRTINALARINA VE MİKROPLARA KARŞI ANLIK ÇÖZÜM

    Sürekli bandana kullananlar için en pratik çözümlerden bir tanesi. Kullandığımız saç bandı ya da bandananın pamuklu olmasına dikkat edin. Onu iki kat yaparak arasına plastik poşet geçirdiniz mi oldu bu iş.

    Yapılışı için lütfen aşağıdaki fotoğrafa tıklayarak kısa videosunu izleyin.


     2- BAKTERİ VE VİRÜSE KARŞI BASİT KAĞIT MENDİL YÜZ MASKESİ YAPIMI

    Detaylı yapımını yukarıdaki videoya tıklayarak izleyebilirsiniz.

    Maske yapımı için gerekli malzemeler :

    • Kağıt Mendil
    • Plastik Poşet
    • Paket Lastiği  (2 ya da 4 tane)

    Kağıt Mendilden Yüz MAskesi Yapımı

    Kağıt mendili açın.

    Plastik poşeti yırtarak aynı büyüklükte parçayı ayırın. Kağıt mendilin üzerine koyacağınız bu parçada herhangi bir delik olmadığından emin olun. Ve mendilin üzerine yerleştirin.

    Sonrasında ikinci bir kağıt mendili açarak plastik poşet parçasının üzerine koyun.

    Ve akordiyon gibi katlayın. 2 ya da 3 kere katlıyor olmanız yeterli.

    Ardından bir tane paket lastiğini bir uca bağlayın. Daha sonra diğer paket lastiği ile diğer tarafa aynı şeyi yapın.

    Elinizde ki diğer iki paket lastiğini maskeyi kulaklarınızın arkasından geçirmek için kullanıyor olacaksınız. Bu nedenle, her iki taraftan daha önce bağladığınız lastiklere sabitleyebilirsiniz.

    Ve maskeniz hazır. Kullandıktan sonra atmayı unutmayın 🙂

    Biz kağıt mendil bulamadığımızda küçük bir tişört parçasından yararlanıyorduk ki tuvalet kağıdından bile yüz maskesi yaptığımızı hatırlıyorum.

    Bugün Korona Virüsü nedeniyle tek kullanımlık yüz maskelerini bulmakta zorlanıyoruz ya da 50 kuruşluk ürün 5 TL  ye satılabiliyor. Bu yöntemi kolay ve pratik Koranadan korunma maskesi olarak kullanabilirsiniz. Güney Kore’ deki bir haberde bir doktorun benzer bir çözümü anlattığını görünce seyahat sağlığı ve hijyen adı altında yazmayı planladığım yolda yüz maskesi yapımını şimdi paylaşmak istedim, hatta videosunu bile çektim 🙂

    Virüslerden uzak, mutlu kalın…

  • Doğal sabun, şampuan veya deterjan evde(yolda, seyahatte) nasıl yapılır?

    Doğal sabun, şampuan veya deterjan evde(yolda, seyahatte) nasıl yapılır?

    Kendi doğal sabunu, şampuanı ya da çamaşır deterjanını evde, yolda (seyahatte)  neden kendin yap mı yorsun? Doğal gündelik sabun ya da şampuan yapımı kolay mı hangi malzemeler gerekli hızlıca bakalım ama önce kısa bilgi neden kendi sabununu kendin yap dedik…

    İşi bırakıp sırt çantası ile çıkıp ardından motosiklet ile devam ettiğim dünya turunda ki keşif, kültürleri yerinde öğrenmek ya da bir süre yaşamların arasına karışıyor olmak bir çok şeyi öğretiyor. Bunların üzerine yaptığımız araştırmalar ve hastalığımda eklenince her zaman her şeye pratik çözüm bulmaya çalışıyor ve ihtiyacımız olan ürünleri nasıl kendimiz üretir ve tüketiriz diye bakınıyoruz. İçinde hem ne olduğunu biliyor hem de ucuza mal ediyoruz. Kendi sabunu kendin yap 🙂

    Doğal sabun, şampuan, deterjan evde (yolda) yapımı için gerekli malzemeler?

    • Bizim yolda sabun yapımı en kolay bulduğumuz HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI ki cilde olan faydaları saymakla bitmiyor. (İnternetten araştırmanız yeterli faydaları ve zararları için). Bir diğeri saf ZEYTİNYAĞI ama onu her yerde bulabilmemizin garantisi yok tabi.
    • Genelde saf SU ekleniyor sabun reçetelerinde biz içme suyunu kullanıyoruz, şansımız varsa kaynatıyoruz ve soğuyana kadar bekliyoruz.Sabun yapının en önemli bir diğer maddesi kimyasal. O kadar araştırmamıza rağmen alternatif çözüm bulamadık. Tabi kuru odunları yakıp küllerini biriktirip ardından yağmur suyunu bir bidonda toplayıp karışım elde etmek dışında. O da kimyasal ama doğal kimyasal 🙂
    • Katı sabun yapımı evde ya da yolda en kolay olanı. Bunun için kullanılan SODYUM HIDROKSIT yani kostik soda. Belki şunu yazarsam dahi iyi anlaşılacak : LAVABO AÇICI Her yerde rahatlıkla bulabilirsiniz sadece içindekiler yazan yerde en az %99 bu ham maddeyi görmeniz yeterli.

    • Küçük bir TARTI. Çünkü sabun yaparken malzemeleri yemek yapar gibi kafamıza göre ekleyemeyiz!!!!!
    • Eldiven ve Gözlük… Kimyasal dedik, lavabo açıcı dedik.
    • Plastik Çırpıcı, evdeysen Blender harika seçim 🙂

    Doğal sabun, şampuan veya deterjan evde(yolda) nasıl yapılır?

    Sabun superfat oranı, su oranı, limon tuzu ile PH değeri düşürme gibi detaylara girmeyeceğim arkadaşlar. Eğer  evde doğal sabun yapmaya devam edecekseniz bunlar ile ilgili çok fazla reçete bulabilirsiniz internette. Bu yazıda en kolay ve hızlı çözüm olarak seyahatte, yolda kullanmak üzere hızlı ve kolay nasıl sabun yaptığımızdan bahsediyoruz. Ve reçeteler normal cilt veya saç için. Çamaşır yıkarken deterjan önemli değil diyebilirsiniz ama biz hepsinde aynısını kullanabiliyoruz.

    Sabun nasıl yapılır, reçete…vb video olarak izlemek için resme tıklayabilirsiniz : 

    Hindistan Cevizi Katı Sabun, Şampuan Yapımı Reçetesi :

    935 gr Hindistan Cevizi Yağı

    165.5 gr. NaOH – Sodyum Hidroksit

    355 gr. Saf ya da İçme Suyu

    Tekrar hatırlatıyorum sabun yaparken kafamıza göre hiç bir gramajı değiştiremeyiz!!! Bunun 1/2 ya da 1/3 ünü yapacağım diyerek bölebilirsiniz ama birini az diğerini çok koyamazsınız… İnternetten sabun hesap makinası diye aratarak bir çok hesaplama yapan web sayfası bulabilirsiniz.

    Zeytinyağı Katı Sabun, Şampuan Yapımı Reçetesi :

    200 gr zeytinyağı

    25.5 gr NaOH-Sadyum Hidroksit

    60 gr. Saf Su

    Katı Sabun Yapımı Sırasıyla :

        • Eldivenleri giyip, elimizi yüzümüzü  kapatıp gözlüğü taktıktan sonra suyun içine yavaş yavaş NaOH ı ekliyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
        • Hindistan cevizi yağını çok kısık ateşte eritmeye başlıyoruz.   (Zeytinyağı kullanıyorsanız ısıtmaya gerek yok.)
        • Kimyasal karışım ve Hindistan cevizi yapı sıcaklığı ortalama 35-45 derece arasındayken yavaşça karıştırarak birbirine ekliyoruz. (Zeytinyağı ise ikisi arasında ortalama 10 derece sıcaklık farkı karışım için yeterli.)
        • Çırpıcı ile karışımı iyice karıştırıyoruz. Ardından blender ile devam edebilirsiniz. Ve Hindistan cevizi tamamen sertleşmeden kalıba alıyoruz.
        • Yaklaşık 12 saat sonra sabun soğumuş olacak. O zaman istediğiniz gibi kesebilirsiniz daha fazla beklerseniz çok sertleşeceği için kesmek zor olacak. (Zeytinyağı sabunu için 48 saat bekledikten sonra kesebilirsiniz.)
        • Kimyasal 48 saat içerisinde uçacaktır. Tüm malzemeleri doğru oranda kullandıysanız PH değeri ölçümü size yeşilin tonlamalarını verecektir ki bu da PH 7-8 arası bir sabun yapmışsınız demektir.
        • Sabunun sertleşmesi için 4-6 hafta beklenmesi tavsiye edilir ama yolda biz o süreleri kullanamıyoruz tabi ki. Kendi sabunun kendin yap o kadar da zor değil.

    Biz yola çıkmadan hemen öncesinde biraz Arap sabunu, biraz zeytinyağı sıvı sabun hazırladığımız için onları su ile karıştırdığımız çok uzun bir süre bize gidiyor ama dünya turu olunca yollarda olmak bir yaşam tarzı haline geliyor bu nedenle hijyen, temizlik ve kendi bakımımız için hızlı ve kolay çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bazı yerlerde günlerce çadırda kaldığımızda ya da konaklamak için bir ev tercih ettiğimizde tüm eksik malzemelerimizi hızlıca tamamlıyoruz.

    Doğal Sabun PH değeri kaç olmalı?

    Sabun yapacağız ama nasıl emin olacağız doğru yapıp yapmadığımızdan? Çünkü o kadar çok yazılıp çiziliyor ki PH değeri öyleyse bu olur şöyleyse o olur diye. Ben bu işin uzmanı değilim, bu konular içinde eğitim almadı ama sabun veya şampuan yapanların yanında bulunduğumuz gibi çok okuyup araştırıyoruz da. Çünkü çok hassas ve sorunlu bir cildim var, her malzemeyi kullanamıyorum. Detayları internetten bulabilirsiniz ben özet geçeceğim.

    Nötr kabul edilen PH değeri 7. Doğal suların PH dereceleri 6.5 ile 8.5 arasında. Kısacası eğer sadece doğal su ile duş alacağım dediğimizde cildimize değen PH değeri bu.

    Vücudumuzun farklı bölümleri farklı PH değerine sahip diye okuyorum ama sırt çantamda ya da motosiklet üzerinde PH 4.5 bunun için 5.5 onun 6.5 değeri şunun için diye bir şey yapma şansım yok. PF değeri 7 yani nötr olan sabun, şampuan ya da deterjan yapabiliyorsam ne mutlu bana. (7.5 da kabulüm 🙂 )

    Hızlıca doğal el dezenfekteni hazırlamakta çok kolay unutmayın.

    Keyifli yolculuklar, ve temiz günler….

  • Evde (Yolda) Doğal Antibakteriyel El Temizleme Dezenfektan Jeli  Nasıl Yapılır?

    Evde (Yolda) Doğal Antibakteriyel El Temizleme Dezenfektan Jeli Nasıl Yapılır?

    Bugünlerde gündeme oturan ve hepimizin dikkatlice takip ettiği bir salgın KoronaVirus (Covid-19 veya Corana Virüsü) ve Korona’ dan korunma yöntemlerine baktığımızda elimizi virüsten uzak tutabilmek için yazılanlar ve söylenenlerden birisi en az %60 alkol bulunan el temizleme antibakteriyel ya da dezenfektan dediğimiz jel. Durum böyle olunca kolonyalar alışveriş yerlerinde tükenmiş durumda. Seyahatlere çıkarken yanımızdan eksik etmediğimiz sıvı el temizleme jelleri de neredeyse aynı durumda.

    Yıllardır köşe bucak dünyayı keşfetmek için yolda olan birisi olarak en önem verdiğim konuların başında hijyen ve temizlik var tabi. Hele son 2 yıl içerisinde bir taraftan Sıtma, diğer taraftan Ebola arkasından Veba‘ nın bulunduğu bölgelerde uzun zaman geçirdiğimi düşünürsek ne kadar dikkatli olunması gerektiğini tahmin edersiniz. Çok uzun süredir cilt temizleme dezenfektanı özellikle antibakteriyel dediğimizi kendim yollarda yapıyorum, ne bulursam alkol olarak kullanmak için tabi.

    Covid-19, KoronaVirüs nedeni ile yakın dostlara neden kendiniz yapmıyorsunuz diyordum ya da kendim yapıp veriyordum antibakteriyel jelleri. Neden paylaşmıyorsun dedikleri için hızlıca sizlerle paylaşmak istedim. Sizi her şeyden korur diye bir garanti veremem biliyorsunuz ama %60 ve üzeri alkol ise ihtiyacımız olan evde hızlıca ne yapabiliriz?

    Evde (Yolda) Doğal Antibakteriyel El Temizleme Dezenfektan Jeli Nasıl Yapılır? Gerekli Malzemeler Nelerdir?

    Kullandığım malzemeler çok basit :
    1- Aloe Vera Yaprağı
    2- % 99.9 İzopropil Alkol  (temizlik için en kolay bulduğum.)

    Aloe Vera en kolay bulunan bitkilerden bir tanesi. Yakın zamanda yola hazırlık için yaptığım kremler ve jeller için almıştım. Sizde kolaylıkla bulabilirsiniz ya da Aloe Vera jel satın alabilirsiniz ama hiç bir karışım olmayanından.

    Aloe veranın yaprağında ortadan dikkatlice kesip içindeki jeli ayırıyorum ve mikser yardımı ile jeli iyice karıştırıyorum. Ardından kaç gram geldiğini kontrol ediyorum. Çünkü hazırlamak istediğim antibakteriyel el temizleme dezenfektanın en az %60 oranında alkol bulunması gerekiyor.

    Elimdeki alkol %99.9 oranında olduğuna göre en kolay hesaplama 100 ml el temizleme jeli hazırlıyorsam 1/3 kadar Aloe Vera ve 2/3 kadar alkol kullanırsam %66 oranında alkol bulunan karışım elde etmiş olurum. Gördüğünüz gibi evde doğal antibakteriyel el temizleme jeli hazırlamak o kadar da zor değil.

    Benim Alo Vera yaprağımdan alabildiğim jel 58 gr. Buna 116 gram izopropil alkolü ekleyim karıştırdım ve el temizleme jeli hazır.

    Nasıl yapılır izlemek için videoya ya tıklayabilirsiniz :


     Kısaca evde doğal antibakteriyel el temizleme jeli için gerekenler ve yapılışı 100 ML dezenfektan için:

    – 65 ml alkol ; %99.9 oranında izopropil ya da benzeri alkol

    – 35 ml aloe vera jel

    Karıştırıp yanımızda taşıyacağımız şişeye dolduruyor ve kullanıyoruz. Karışımı hazırlarken alkolün yanıcı bir madde olduğunu unutmayın. Ağzınıza, gözünüze gelmemesine dikkat edin lütfen.

    NOT : Hazırladığım bir çok şeyi okuduklarımdan, daha önce yapan kullananlardan, kimyager arkadaşlarımın bilgilerinden, yazılmış reçetelerden yola çıkarak yapıyorum. Hayır uzman değilim, doktor değilim, kimyagerde değilim. 🙂 Ama kendimi korumanın yollarını öğreniyor ve uyguluyorum dünya turunda….

    Sağlıkla kalın, bakterilerden uzak durun.

    YOLDA EVDE KENDİ SABUNUN ŞAMPUANINI KENDİN YAP…

  • Erken Fark Et! Sen Kazan! Projemiz İçin Motosikletle Türkiye Turu

    Erken Fark Et! Sen Kazan! Projemiz İçin Motosikletle Türkiye Turu

    Kanser motosiklet sosyal sorumluluk projesi

    Motosiklet ile Türkiye Turu

    Mısır vizesi için günlerce Sudan’ da bir heyecan ile beklemiştik. Umutlarımızı yitirmeye başladığımızda moral bozmaya hiç gerek yok iki yıldır karış karış gezdiğimiz Afrika’ ya güle güle diyerek yeni kıtalara yelken açabiliriz diyerek motosikletlerimizi paketlemiş ve yorgun bir şekilde Türkiye’ ye gelmiştik.  Hiç vakit kaybetmeden hazırlıklarımızı yapıyorduk, ellerimiz yağlı motosikletlerimizin bakımını yaparken Meme Kanseri haberini aldığımızda ikimizde şaşkındık, hiç inanmak istemiyorduk.

    O günün üstünden 10 ay geçti acı tatlı pek çok şey yaşadık ve bugün yeniden yollarda olmanın heyecanı ile başladık hazırlıklara… Bilgi paylaştıkça daha değerlidir sözünden yola çıkarak gördüğümüz, öğrendiğimiz ve yapdığımız her şeyi aktarmaya çalışıyorduk. Bugün motosiklet ile Türkiye turumuza hazırlanırken de bu sözden yola çıkarak Erken Fark Et! Kazanan Sen Ol! projemiz ile maceramıza başlıyoruz.

    —————————————————————————

    Bizim kimiz? Şu anda kadar yaptığımız yolculuklara ve paylaştığımız yazılara One Road One World sayfamızdan ulaşabilirsiniz.  Aynı zamanda aşağıdaki pdf dosyasından hakkımızda bilgi edenebilirsiniz.

    İş hayatı ve yolculuk sırasında yaptığımız işler konusunda Gulcin Sogut  ziyaret edebilirsiniz.

    TatlıGezgin : FACEBOOK   ve  INSTAGRAM 

    OneRoadOneWorld : FACEBOOK  ve INSTAGRAM

    Uzun süredir video paylaşımlarımızı Facebook üzerinden yapıyorduk. Sonunda YOUTUBE kanalımızı aktif hale getiriyoruz.

     

    pdf dökümanından inceleyebilirsiniz.

     

    ERKEN FARK ET! KAZANAN SEN OL!

  • Motosikletle Dünya Turu’ nda | Meme Kanseri Molası

    Motosikletle Dünya Turu’ nda | Meme Kanseri Molası

    2016 yılında motosikletle dünya turuna çıkarken her türlü koşulda yaşamayı öğreneceğimi, tüm yol koşullarının motosiklet sürmeyi öğreteceğinden, zaman zaman koşullar nedeni ile hastalıklar ile boğuşacağımdan haberim vardı; tek bilmediğim gezisinin tam orta yerine, meme kanseri teşhisinin düşeceği ve bu nedenle geziye bir süre mola vermemiz gerektiğiydi.

    Hayalleri fazla rafa kaldırmamak lazım…

    tek başına kadın gezgin

    En büyük hayalim motosikletle dünya turu yapabilmek, özgürce dolaşmak, dünyayı kendi gözlerim ile keşfetmek, kendimi daha iyi tanıyabilmek ve birazda olsa hayatın anlamını bulmaya çalışmaktı. ( Neden motosiklet yolda olmak derseniz o başlı başına bir konu.) Ama nedense hep planları erteleyip duruyordum. Belki işimi daha doğrusu kariyerimi kaybetme korkusu, belki konfor olanımı terk ettiğimde tam olarak ne olacağını bilmemenin korkusu…. Fakat annemin hiç beklenmeyen haberi acıda olsa bir gerçeği hatırlatmıştı; Hayat kısa, yarın ne olacağı belli değil!

    dünyanın en ilginç yerleri
    Dünyanın sonundaki salıncak ve özgürlük

    Yazdım istifa mektubumu, çıkarttım beyaz yakımı koydum kenara, satabileceğim ne varsa sattım, babam ile vedalaşıp düştüm yollara. Hala kıtadan kıtaya motosiklet sürmeye cesaret edemiyordum. Afrika’ yı boydan boya motosiklet ile geçmek etrafında bir tur atmak istiyordum da acemi bir motorcu ne kadar nereye gidebilirdi ki? Bu nedenle, minik bir sırt çantası ile başladım dünya turuna, ilk olarak attım kendini Latin Amerika kıtasının içine. (Avrupa’ yı çalışırken parça parça çok gezmiştim) Ardından Asya kıtasının derinliklerine dalmıştım bile can yoldaşım, hayat ve yol arkadaşım ile göz göze geleceğimi bilmeden. 😉 O andan sonra hayat başka bir yöne doğru gitmeye başlamıştı bile.

    Motosiklet dünya turu başlıyor mu ne? Hayatımızın, Hayellerimizin yolculuğu… 😉

    Greinger Norvec

     One Road One World ile tanışalı daha çok kısa bir zaman olmuştu ama aynı hayalin yolcusuyduk. Dünya turu yapmak, her şeyi kendi gözleriyle keşfetmek onunda yapmak istediği bir şeydi ama hayatında motosiklet sürmemişti, kamp yapmıştı, hele Afrika’ nın derinliklerine dalmayı hiç ama hiç aklına bile getirmemişti çünkü bunlar hayalleri arasında yoktu. 😉

    Ne fark ederdi ki, bir hayalimiz vardı bizi bekleyen, her şeyin üstesinden beraber gelebileceğimize inanıyorduk çok kısa süredir bir birimizi tanıyor olsak ta; en önemlisi bütün bunlar için kendimize güveniyorduk.

    Çok kısa sürede hazırlıkları tamamladık. Ferry işini bıraktı, evine varana kadar neyi var neyi yok sattı. Önce motosikletini sonra ehliyetini aldı ve Temmuz 2016 da tekerlerimiz döndü. Motosikletle Afrika turu her ne kadar yıllardan hayalimi kurduğum şey olsa da o kadar deli cesaretine gerek yok dedik. İki acemi motorcu Afrika’ nın etrafında motosikletle tur atıyor, şaka gibi!

    motosikletle sıfır tecrübeyle dünya turu

    Türkiye’ den tek başına motosikletle çıktım yola Edirne’ den girdim Bulgaristan’ a bir hafta sonra Ferry ile buluştuk.Acemi, sıfır tecrübeli motorcu olunca ilk gezimiz motosiklet ile Avrupa turu olsun diye karar aldık. Çünkü Avrupa yapılabilecek en kolay rotalardan birisi. Yollar o kadar zorlu değil (eğer kendini çok fazla dağ yollarına vurmak istemiyorsan), her şeyi her an bulma şansın var, bir çok ülkede her yerde kamp yapmak serbest…. 4 ay Avrupa’ da dolaşıp North Cape e gittikten sonra dedik ki; ‘Biz olduk artık, Afrika kıtasına motorları döndürebiliriz.’ Ve ardından hayal bile edemeyeceğimiz dolu dolu 20 aylık motosikletle Afrika turunu yapmayı başardık. Tabi Cape2Cape demeyi de ihmal etmedik. 😉

    Tatlı Gezgin motosikletle dünya turu

    Avrupa kıtasında 21 ülke 15.000 km, Afrika kıtasında 34 ülke 55.000 km bitmişti. Mısır’ dan politik nedenlerden dolayı vize alamamıştık. Bizde Sudan’ dan motorlar ile uçtuk Türkiye’ ye. Bir süre aile ziyareti sonrasında Türkiye gezisi ve ardından Balkanlar’ a geçip motosikletleri Amerika’ ya gönderiyorduk. Az çok rota belliydi, zaman belliydi. Ama benimle beraber seyahat eden içimdeki kaçak yolcudan da, bize yapacağı sürprizden de haberimiz yoktu. ;(

    Meme Kanseri Sürprizi – Kaçak yolcu çok fenaymışsın sen!

    Meme kanserine yakalandım

    Ailemden alabileceğim genetik hastalıklara da, macera ve keşfetmek için gittiğim bölgelerdeki bulaşıcı hastalıklardan dolayı başıma geleceklere de kendimi hazırlamıştım, kanser hariç!

    Meme kanseri için söylenen şeyleri elbette biliyordum ama sırt çantası ile dünya turuna başladığım zamanda da, yolculuğa motosikletle devam edip Afrika kıtasında girerken de henüz 40 yaşına gelmemiştim ki mamografi çektireyim, kendi kendine yaptığın kontrollerde bir şey bulmamıştım ki araştırayım, Meme kanseri bulguları ile ilgili gözle görülür bir şey yoktu ki geziyi bırakıp koştur koştur ultrasonlara atlayayım.

    Döndüğümüzde gayet sağlıklıydım o yüzden mamografi az bekleyebilirdi. Ailemle biraz zaman geçirdik ardında Hollanda’ ya gittik Ferry’ nin ailesi ile olalım diye. Dönmemize yakın minicik bir kis farkettim. Bir doktora görünme zamanı geldi galiba diyerek Hollanda dönüşü randevu aldım. Doktorumun ilk izlenimleri de aynı idi, minik bir kis ve ortada korkulacak bir şey yok gibi ama yaşım geldi doktor dedi mamografi zamanı. 😉 Gerisi öyle hızlı gelişti ki film koptu bizde.

    Motosikletle Afrika Turu
    Türkiye’ ye dönmeden hemen önce sağlıklı ben 😉

    Mamografi ardından iki farklı doktordan iki ultrasonun sonucu : malign bulguydu ve ekliyorlardı umarım biz yanılıyoruzdur. Şaka gibi gelmişti bana o an, olabileceğimi düşündüğüm onca hastalık vardı aklımda hiç birisi Meme kanseri teşhisine uymuyordu.

    Göğüs cerrahine yönlendirdiler beni, ardından MR dendi ve biyopsi zamanı geldi. Öyle yarım yarım işleri sevmiyorum pozitif, negatif sonuç yeterli değil bana, bu kaçak yolcu kimmiş, neyin nesiymiş, kimliğini hatta teceresini çıkarttılmalı diyerek yaptırdık biyopsiyi. Tacizleriminizin ardından bir hafta sonra sonuç elimizdeydi. 2 cm küçük, benim kadar pozitif (üçlü pozitif meme kanser, tüm hormon reseptörleri pozitif) ve yarı agresifmiş paşam. Tabi doğal olarak birazda hızlı büyümeye meraklıymış. Sanki büyünce başı göğe erecek yahu…

    Cuma günüydü sonuçlar geldiğinde. Doktoruma ilk söylediğim şey şu olmuştu; o benim bir parçam değil orda barınması mümkün değil, lütfen hemen alalım onu, siz Afrika’larda neler öğrendim bilmiyorsunuz kendi kendimi ameliyat edebilirim ona göre;) Pazartesi günü PET/Ct çekiminin ardından salı günü gözlerimi güzel şeyler düşünerek kapatmıştım bile ameliyat odasında. Bir tümördü alınacak olan ve en fazla bir ay içinde ben yine yolda olacaktım, çünkü tüm sonuçlar temizdi başka bir şey yoktu bedenimde.

    Tatilde meme kanseri

    Ama gözlerimi açtığımda doktorum diyordu ki bu terbiyesiz kaçak yolcu meme de barınmakla yetinmemiş ufaktan keşfe çıkmış içerde, nerelere gidebilirim nasıl yayılabilirim diye. Tüm sonuçlar temiz olmasına rağmen ameliyat sırasında iki tane lenf nodunun da suçlu olduğu ortaya çıkınca doktor koltuk altında ne var ne yok temizlemiş. Bu haberin, başımıza Kemoterapi problemini açacağını biliyorduk Ferry ile ama tüm sonuçları bekleyelim derken lenflerin alınması demenin koluma tüm sevgimi vererek dikkat etmem gerektiğini, kesilmelere ısırmalara falan karşı dikkatli olmamızı, hele ödeme hiç bulaşmamız gerektiği haberi gelince onca acının içinde şunu dedik gülerek; İyi ki Afrika turunu motosikletle bitirdikten sonra bunlar oldu. Kaç tane böcek ısırdı, kaç kere eli kolu kestik hatırlamıyoruz bile. Kimin ne dediğine aldırmadan, ameliyattan 20 gün sonra kıyafetleri giydik atladık motorlarımıza. Belki çok uzak mesafe değildi gittiğimiz ama bambaşka bir mutluluktu o anda motosiklet üzerinde gazı açıyor olmak çünkü hayatımı ve hayallerimi kimse elimden alamamıştı.

    Bu süreçten sonra yaşadıklarımız biraz şanssızlıktı. Hep şanslı olunmuyormuş demek ki. Kemoterapi sürecini kabul ettik çünkü lenf sistemine bir kere giren bir metastaz varsa şansa bırakmamak gerekiyordu. İlk kemoterapi geçti ardından port takıldı, 24 saat geçmeden akciğer pulmoner emboli ve ileri derece enfeksiyon nedeni ile hastanede yatıyordum. Akciğerin birini kaybetmek üzereydik. Hangi ara anjü yapıldı yoğun bakıma yatırıldım tam hatırlamıyorum bile, üç kere sevgili akciğerim sen nefes almasan nasıl olur acaba diye sorgularken yaşam ile ölüm arasında ki o ince çizgiyi de görme şansını elde etmiş oldum.

    Port ameliyatının 30-40 dakikalık basit bir operasyon olduğunu okuruz her yerde ki öyle olduğuna eminin. Her zaman şans benden yana olmuyormuş demek ki diyorum yaşadıklarımız için. Her ameliyat sonrası pıhtı riskinden korkulur, portta damar üzerine takıldığı için bu risk nadirde olsa olabilir. Önemli olan neden oldu, niçin bana oldu sorularını sorup durmak değil. Olan olmuş geri dönemeyeceğine göre önüne bakıp biran önce iyileşmek için kendini motive etmen. Ne olursa gülümseye bilmen ve tüm olumsuzluklara meydan okuyabilmen.

    Aşk, mutluluk ve meme kanseri
    Fotoğraflar için @vegaphotoarts a teşekkürler

    Yaklaşık iki hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu edildim bu arada kemoterapi tedavim geciktirildi çünkü akciğerlerdeki pıhtı (pulmoner emboli) ve enfeksiyon daha önemliydi. 8 gün gecikmiş olsa da, daha hafif dozda olsa da 2. Kemoterapiyi sonunda aldım. Tüm ilaçlara artık alma dediler sonunda sadece kan sulandırıcı iğnelerim ile biraz daha beraber olacağız gibi görünüyor. Ve akciğerin toplanması için en az üç ayımız var.

    Bundan sonraki tedavi sürecinden kimse çok emin değil port olmadan. Ne yapalım artık gittiği yere kadar tedaviyi devam sonrasında atlayıp motoruma yola çıkacağım can yoldaşım ile yeniden. Anlayacağınız yeni hayalimiz, biran önce sağlıma kavuşmam ve en sevdiğimiz şeye yollara geri dönebilmek.

    Meme Kanseri Farkındalık Ayı: Ekim

    Meme kanseri tatil ve seyahat

    Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı olduğundan ve taze taze tüm süreçlerini yaşarken sizlerle meme kanseri ile karşılaşmamı ve yaşadıklarımı paylaşmak istedim.  ( Sevgili arkadaşımız fotoğrafçı Aylin Çağlı‘ ya da bize zaman ayırdığı için sonsuz teşekkürler)

    Meme kanseri baktığımız zaman en masum kanserlerden birisi eğer erken fark edilip teşhis konulursa! Düzenli kendi kendinizi muayene etmeyi unutmayın. En ufak bir şüpheniz varsa bir doktor ile muhakkak görüşün. Görüntüde bir şey yoksa sorun yoktur demeyin lütfen. Yaşım 40 ama gayet sağlıklıyım diyerek mamografiyi ihmal etmeyin. Ailenizde meme kanseri varsa daha erken yaşlarda kontroleler başlamanız gerektiğini unutmayın.

    Her 8 kadından birinin dünyada meme kanseri olduğunu hatırlayalım ve lütfen bu konuda bilinçlenelim, bilinçlendirelim.

    Bazen kendime soruyorum motosiklet ile yolda olmasaydım yaşım geldi diyerek, ya da üzerinden bir yıl geçti kontroller geldi diyerekten mamografi çekimine gider miydim açıkçası bilmiyorum. Çünkü elle kontrollerimde bir şey yoktu, gözle görünen de bir şey yoktu ve gayet sağlıklıyım. Yaşadıklarım öyle olmadığını, sağlıklıda olsan meme kanseri sürprizi ile karşılaşılabileceğini gösterdi bana.

    Bugün öylesi sağlıklıyken tümör haberini aldık, görünen bir tanecik derken koltuk altı lenfleri aldırdık. 2 cm. Küçük derken o da bizi ters köşeye yatırdı ve Stage 2 B meme kanseri oldu sonuç. Çok şükür ki hala erken evre kabul ediyor kendisi. O küçük kis çıkmasaydı, biraz daha kontrolleri sağlıklıyım diye erteleseydim belki de dönüşü zor belki de mümkün olmayan bir yola girmiş olacaktık.

    Tek başına kadın motosikletli dünya turu

    Sağlık, mutluluk ve huzur her şeyden daha önemli dostlar… Kendinizi ihmal etmeyin.

  • Meme Kanseri Neden Olur? Nasıl Kanser oldum?

    Meme Kanseri Neden Olur? Nasıl Kanser oldum?

    Günümüzde akciğer kanserinden sonra en çok görülen kanser çeşitleri başında ne yazık ki meme kanseri geliyor. Ülkeden ülkeye rakamlar değişiklik gösteriyor olsa da bugün her 7 kadından 1 i meme kanserine yakalanıyor. Hatta gelecek zamanlar için her kadın hayatında meme kanserini yaşayacak diye internette yazılır görüyorum, ne kadar doğruluk payı var açıkçası bilmiyorum ama bana inandırıcı geliyor.

    Bir çoğumuzun aklına kanser neden olur? diye sorulduğunda aklımıza ilk genetik olduğu gelir ve ailemizde yok ise rahat bir nefes alırız çünkü kanser yakınımızdan bile geçmeyecektir. Meme kanseri tedavisi devam eden birisi olarak söylüyorum tamamen YANLIŞ!

    Meme kanseri nedenleri ?

    Maddeleri sıralamadan önce bilmelisiniz ki ben doktor, hemşire ya da kanser için bilir kişi değilim. Motosiklet ile dünya turunda olan bir kadınım ve iki yıllık Afrika kıtası gezisini yeni tamamlamışken ne yazık ki meme kanseri olduğumu öğrendim ve trajik-komik başıma gelmeyen kalmadı bu süreçte. Ve meme kanseri ile ilgili ne öğrenmek istesem yaptığım araştırmalarda bir şeyler eksik kaldı ya da yanlış yazılmış moral bozucu şeyler buldum. Bu nedenle, öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Yazıları okurken aklınızda bulunsun.

    1- Kadın olmak meme kanseri riski için yeterli bir neden.

    2- 12 yaş ve öncesi adet döneminin başlaması veya 55 yaş sonrası menopoza giriyor olmak

    3- 30 yaşından önce çocuk doğurmamış ve emzirmemiş olmak

    4- Hormon hapları, meme kanseri nedenleri sorusunun cevaplarından birisi; Menopoz sonrası 5 yıldan uzun süre kullanılan hormon ilaçları, 10 yıldan uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları ve başka nedenler ile kullanılan östrojen hormonu ağırlıklı ilaçlar risk unsuru.

    5- Genetik yatkınlık. Ailenize meme kanseri olması sizin için bir risk faktörü olsa da internet gördüğüm araştırmalar çok şaşırtıcıydı. Çünkü ortalama her 10 kadından 8 i ailesinde meme kanseri olmayan kişiler.

    6- Yaş bir diğer meme kanseri risk faktörü. Her ne kadar 50 yaş üzeri kadınlarda ağırlık meme kanseri görülüyor olsa da 40 yaş itibari mamografi çekilmeye başlandığını ve 20’ li yaşlarda da kanser riski olabileceğini unutmayın.

    7- Beslenme ve obezite birçok hastalıklı olduğu gibi kanser nedenlerinden birisi.

    8- Birisini sigara içerken görsek ve birisi bize o anda kanser neden olur diye sorsa sanırım sigarayı hemen nedenler arasına alırız. Garip ama sigarının meme kanseri riskini arttırdığına dair bir bulgu yok ama Alkol meme kanseri riskini arttırıyor.

    Nasıl, neden meme kanseri oldum?

    Sorusuna cevap aramaya başladım. Ailemde genetik meme kanseri olan kimse olmadığı için hiç aklıma gelmeyen başıma gelmişti. Diğer genel olarak kulak aşinası olduğumuz maddelere bakarsak; öyle çok alkol ve sigara kullanımım yok, kilolu değilim, sürekli spor yapan hastane nedir bilmeyen, sağlıklı biriydim.

    Tabi ki böyle bir soruya kimsenin net bir cevap vermesi mümkün değil ama araştırmalarım sonucunda yukarıda yazdığım sekiz maddeden ilk dört tanesi benim için geçerli olanlar. Risk faktörlerinin %50’ sine sahipmişim. Hatta buna 40 yaşını geçmiş olmayı da eklersem risk oranımı %62.5 yaptım bile. Bu araştırmayı daha önce yapmış olsaydım meme kanseri belirtileri konusunda daha dikkatli olurdum ve belki çok daha önce fark edebildim.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  Meme kanserini erken fark et, sen kazan!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

  • Meme Kanseri Belirtileri. | Nasıl fark ettim!

    Meme Kanseri Belirtileri. | Nasıl fark ettim!

    Meme kanseri belirtileri hakkında ne kadar araştırma yaparsanız yapın, yazı okursanız okuyun karşınıza farklı birşeyler yazan bir yer ya da söyleyen bir kişi çıkmayacaktır. Dikkat etmeniz gereken dokuz gruplarsanız beş tane ana başlık var hepsi bu.

    Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır sözünü hepimiz bir şekilde duymuşuzdur muhtemelen. Bu nedenle, düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapıyor olmamız önemli. Önerilen 20 yaşından sonra KKMM’ ye başlamak ve bunu düzenli olarak yapmayı alışkanlık haline getirmek. Meme muayenesi hangi gün yapılmalı? Adetin başladığı ilk güne 1. dersek 5. ile 10. gün arasında kontrolleri yapabilirsiniz. Kendinize hangi günü belirlediyseniz her ay, aynı günde muayenenizi yapın.

    Ben meme kanseri için kendi kendine meme muayenesine (KKMM) 35 yaşında başladım. Neden o zamana başlangıç, gerçekten bilmiyorum. Adetin 8. günü nerede olursam olayım düzenli olarak kontrol yapıyordum.

    Keşke daha erken fark etme şansım olsaydı kanserli kitleyi ama o benim vücudumda gizli gizli tutunmaya çoktan karar verdiği için kendisini saklamayı da iyi başarmıştı. Devam etmeden önce biraz detaylara bakalım;

    Meme kanseri belirtileri

    Memede Kitle : KKMM (Kendi kendine meme muayenesi) sırasında elinize daha önce fark etmediğiniz bir kitle geliyor olması. (Genelde her 10 tanesinden 8-9 u iyi huylu diye nitelendirilen kitleler olsa de doktor ile görüşmenizde fayda var.)

    Meme Ağrı : Adet ve yumurtlama dönemleri dışında memede sürekli geçmeyen bir ağrı olması.

    Memede hassasiyet ve his değişikliği  

    Meme ucu : Meme ucunun içeri çökmesi veya fark ettiğiniz şekil değişikliği ya da pul pul dökülme.

    Memede çukurlaşma görülmesi

    Her iki memenin daha önceki kontrollerinize göre birbirinden daha farklı görülmesi , şekil bozukluğu

    Akıntı : Meme ucundan kan veya sıvı geliyor olması

    Memede kızarıklık veya kaşıntı

    Deride değişiklikler.

    Bu bulguların her biri meme kanseri belirtilerinden birisi olsa da KKMM sonucunda bulduğunuz her hangi bir kitle unutmayın ki meme kanseri olduğunuz anlamına gelmez! En kısa sürede bir doktor kontrolüne gitmenizi ve gerekli tetkikleri yaptırmanızı tavsiye ediyorum.

    Aynı şekilde belirtilerin hiç birisine sahip olmamanız da kesinlikle meme kanseri değilsiniz anlamına gelmiyor. Meme kanseri nedenleri yazımdaki başlıkları hatırlayın, tedbiri elden bırakmayın!

    Meme kanseri neden olur

    Nasıl Meme Kanserini Fark Ettim ?

    Keşke gerçekten fark edebilseydim! Namussuz nasıl gizlediyse kendini… 40,5 yaşında %100 sağlıklı bir şekilde atlarsın motora iki yıl karış karış Afrika’ yı keşfedersin, gelirsin 42.5 yaşına. Türkiye sınırlarına girdiğimde, yaşım geldi geçiyor ilk mamografim için diyerek bir mamografi çektireyim kararını alırsın ama motosikletinin bakımları ve yeni rotanın planlaması için uğraştığından erteler durursun. ”Bu kadar bilinçli görünüyorsun sen mi meme kontrollerini erteliyorsun” der gibisiniz geldi bana.

    Evet, yaş 42.5 ise ve KKMM’ ye (kendi kendine meme muayenesine) 35 yaşında başladıysam demek ki 7 yılı aşkın süredir her ay düzenli kontrollerimi yapıyordum. Tamamen doğru. Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden birisi dahi yoktu bende. Her şey 7 yıl önceki gibi görünüyordu.;) Bu yüzden, mamografiyi bir ay daha ertelesem kanser olmam diye düşünüyordum.

    Ve bir gün uyandığımda sol memenin üst kısmında (Saat 1 yönünde) nohut büyüklüğünü geçmeyecek bir kitle fark ettim. KKMM zamanım henüz gelmemişti, kitleyi tesadüf eseri göğsüme dokunduğumda hissetmiştim. Adet dönemim yakın olduğundan önemsemedim çünkü bazen böyle minik kitlelerin adet öncesi olabileceğini ve sonra yok olup gidebileceğini bir yerlerde okumuştum. Ama adetin 8. Günü rutin kontrollerimi yaptığımda hala ordaydı. 3-5 gün daha bekledim, baktım kaybolmadı hemen mamografi ve doktor randevusu aldım.

    Doktordan güzel haber… El ile yaptığı ilk muayenede, bana bunun basit bir kitle olduğunu söylerken  fibrokistik bir meme yapısını sahip olduğumuda sözlerime ekledi. Bu nedenle, bir çok irili ufaklı kitlenin olması ve hangisinin kötü huyu olduğunu anlamamın kolay olmadığını, hemen kontrole gelmemiş olmamın ne kadar doğru olduğunu vurgulumayıda ihmal etmedi. Sonuçta, herşey yolunda görünüyordu, korkulacak birşey yoktu ama yaş itibari ile mamografi çektirmemde fayda vardı. İşte o ilk mamografi çektirdiğim dakikadan sonra nefes bile almaya zaman bulamadığımız sağlıklı düşünemediğimiz, doğru kararları almakta zorlandığımız o günler başladı. (Detaylarını meme kanseri kapıyı çaldığında okuyabilirsiniz.)

    Tüm tetkikler sonrası sonuç diyordu ki; malign bulgu hem derinde hem de meme ucunun altındaydı. Çok derinde olduğu için el ile kontrollerde fark edilememişti, tabi fibrokistik meme yapısı da sanırım fark edilebilme şansını azaltmıştı.

    Hiç meme kanseri belirtisi olmayan sevgili ben, bir anda kucağımda 2.2 cm büyüklüğündeki tümörü bulmakla kalmadım koltukları lenf bezlerimde bu sinsi arkadaştan nasibini aldığı için elime onlarıda tutuşturu verdiler.

    Doktorda randevu alıp hastaneye gitmeme neden olan, o küçük kitleye ne oldu diye soracak olursanız;  biyopsinin ardından ilk pataloji sonuçları elimize geldiğinde, doktorum ultrasonda birşeylere bakmak istedi ve gördük ki o kitle kaybolmuştu.  ” Bu kız akıllanmaz, kontrole falan gitmez sağlıklıyım diye, biz bunu uyarsak fena olmaz” dediler ve o kitleyi elimin altına koydular sanırım. Kendimi gerçekten şanslı hissediyorum, bu yüzden. Eğer planladığımız tura çıkmış olsaydık, mamografi çektirme işim 6-7 ay sonraya kalmış olacaktı. Bu kadar zaman geçtiğinde başıma neler gelebilirdi hayal etmek bile istemiyorum.

    Yukarıda yazdığımı hatırlatmak istiyorum, kendi kendine meme muayenesi sırasında bir şey bulmamış olmanız meme kanseri olmadığınız anlamına gelmiyor. Lütfen, meme kanseri neden olur maddelerini tek tek hatırlayın ve kontrollerinizi ihmal etmeyin:

    Eğer 40 yaşına adım attıysan mamografi kontrollerini ihmal etme!

    Eğer ailede meme kanseri geçmişi var ise 40 yaşını beklemeden bir doktor ile görüşmekte ve yapman gerekenleri öğrenmende fayda var! 

    Eğer 20 yaşını geçtiysen, aylık KKMM kontrolüne başlaman erken teşhis açısından önemli!

    Hemen başka bir örnek daha vereyim. Ben hiç bir belirti yaşamamışken Meme Kanseri haberini almıştım ve teyzemlere durumumu açıklamaya çalışıyordum ve belirtileri nelermiş tek tek anlatıyordum. Küçük teyzem çekinerek dedi ki, meme kanseri belirtileri dediğin herşey bende var deyince bende film koptu, şalterler attı  ve başladım kadına bağırmaya: ” Sen delimisin, komtrolleri ertelemek ne kadar tehlikeli bilmiyor musun? Belki genetik bir hastalık bu ve sen korkundan gitmediğin için ben bilmiyorum bunu. Ailede bak bir kişide çıktı sen daha ne bekliyorsun….’’

    Tabi o kadar bağrış çağırıştan sonra teyzem kontrol, mamografi ve ultrason süreçlerinden geçti. Memede şekil bozukluğu, ucundan kanlı sıvı gelmesi, ağrı, kızarıklık ve kaşıntı olmasına rağmen doktorlar ona biyopsi dememişti, malign bulgu şüphesi bile denmemişti. 3 aylık rutin kontroller ile şimdilik devam edeceğiz demişlerdi.

    Kısacası o kadar bulguyu bulduğunuz anda da hemen ben kanserim diye panik yapmayın, karalar bağlamayın. Sakinliğinizi korumaya çalışarak hemen bir doktor randevusu alıp gerekli kontrolleri yaptırın lütfen.

    Doktor doktor diye yazıyorum, hangi doktor derseniz bir göğüs cerrahine görünmenizde fayda var, seçtiğiniz kişi meme kanseri konusunda da çalışmalar yapıyorsa tadından yenmez. Eğer bildiğiniz kimse yoksa meme kanseri sürecinde bir arada olduğum doktorlar hızlıca göz atabilirsiniz.

    Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM) nasıl yapılır?

    Sanırım fotoğraflar benden daha iyi açıklayacaktır. İnternette bu konuda araştırma yaparken bulduğum web sayfasında ki fotoğrafı sizlerle paylaşıyorum.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için :  Meme kanserini erken fark et, sen kazan!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–

  • Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır! Unutmayın, bir çok kadın meme kanserini kendi kendine meme muayenisi (KKMM) yaparak buluyor.  Meme kanserine neden olan tümörün (kitlenin) ele gelecek büyüklüğe gelmesinin zaman aldığını aklınızı bulundurun. Ve 40 yaş üzeri iseniz mamografi çektirmeyi, eğer ailenizde bir kişinde bu rahatsız varsa erken yaşlarda bir doktor ile görüşmeyi ihmal etmeyin diyerek asıl konumuza dönelim.

    Meme Kanser Taraması Nasıl Yapılır? Tanısı Nasıl Konur?

    Mamografi

    Meme kanseri tarama ve tanısı için genelde ilk aşama. Çünkü, kendi kendinize meme muayenenizde bir şey bulamadınız ve rutin mamografi taramasına gidiyorsunuz. Bu aşamada şüpheli bir bulgu bulduklarında ikinci bir mamografi çekimi isteyebilir ya da hızlıca bir doktora görünmenizi isteyebilirler. Herhangi bir buldu yoksa seneye bir başka kontrole diyerek ayrılırsınız mamografi merkezinden.

    İlk mamografi çekimimin ertesi günü ikinci mamografi çekimine çağrıldım sol meme için. Onun ardından ultrason çektirmemi ve bir doktor ile görüşmemi söyledir.

    Mamografi sonucu : Kötü huylu olabilecek kitle, ultrason çekilmeli

    Doktor Kontrolü

    Meme muayenesi, kanser taraması için hangi doktora gidilir? Genel Cerrahi doktorunuza görünmelisiniz ama genel cerrahinin bir çok alt dalı olduğunu hatırlayarak göğüs cerrahisi ve meme kanseri konusunda uzmanlaşmış bir Genel Cerrah ile görüşmenizi tavsiye ederim.

    Mamografi çekiminden sonra doktora gidiyorsanız meme kanseri taramasının ikinci aşaması, eğer herhangi bir kitle şüphesi ile geldiyseniz ilk aşamadasınız. Doktorunuz üç ay sonra tekrark kontrole gelmek üzere sizi gönderebilir veya mamografi çekilmesini isteyebilir ya da direk bir sonraki taramaya gönderir.

    Burada sıralamayı biraz değiştirdim ben. Mamografi sonucunun hemen ardından aynı yerde (Kadıköy Belediyesi Meme Sağlığı Merkezi) ultrason çektirdim. İki ayrı radyolog muayesi ve sonuçları ardından doktora geldim elimdeki veriler ile. Doktorum muayenenin ardından beni Meme MR’ ına gönderdi.

    Meme Ultrasonu

    Bu aşamada radyoloji doktoru ultrasan ile meme ve koltuk altı lenf bezleri taraması yaparak memede kitleleri bulmaya çalışarak ne tip kitle olduklarını belirlemeye çalışır.

    Ultrason sonucu: Sol memede 1.7 cm malign kitle şüphesi, lenf bezleri temiz, biyopsi yapılmalı.

    Meme MR

    Eğer ultrason ile kontrollerde malign bulgu şüphesi varsa (basit meme kanseri tıbbi terimler sözlüğü) doktorunuz muhtemelen sizi Meme MR’ ı çektirmeye gönderecektir. Böylece meme ve koltuk altı taraması daha detaylı yapılabilecektir.

    MR sonucu : Sol memede 2 cm çapına yaklaşan bulgu, lenfler temiz, biyopsi önerilir.

    Biyopsi

    meme kanseri tanısı nasıl konur

    Tüm bu taramalar sonucunda malign bulgu şüphesi devam ediyorsa doktorunuz sizden biyopsi yaptırmanızı isteyecektir. Bunu sizi ultrason ile muayene eden doktorunuz yapıyor olabilir.

    Biyaopsi ince uçlu iğne ile ya da kalın uçlu iğne ile yapılıyor olabilir. Biyopsi işlemi bölgesel uyuşturma ile yapılıyor. 3-4 minik iğne ile ilaç verilip uyuştuktan sonra işleme başlanıyor.

    İnce uçlu iğne ile tümörden küçük parçalar alınarak kanser taraması yapalır. Sonuç size kanser olup olmadığını söyler kanserin türü ya da çeşidi hakkında bilgi vermez.

    Kalın uçlu iğne ile yapılan biyopsi yönteminde kitleden daha kalın parçalar alınır. Minik bir tabancanın ucunda iğne olduğunu düşünün iğne hızlıca kitlenin içine girip çıkıyor. Eğer kitle ele gelmiyorsa radyolok doktorunuz bu işlemi ultrason eşliğinde yapacaktır. Bu biyopsiden gelen pataloji raporu kanserin türü, tipi, çeşidi…hakkında net sonuçlar verecektir.

    Malign bulgu şüphesi ile bu tarama aşamasına geldiğimde doktorum kalın uçlu ile iğne ile biyopsi yapalım dedi. Yanılmayı çok istiyordu ama sonuçtan emindi. Her hangi bir işleme başlamadan önce detaylarını bilelim başımıza ne geleceğine dair hazırılık olalımdı istediği.

    Biyopsi Sonucu : Invazif Duktal Karsinoma (IDC), Üçlü pozitif, yarı agresif (Grade 2)

    PET/CT 

    Tüm vücut kanser taraması. Muhtemelen doktorunuz biyopsi sonucundan sonra vücudunuzda olası bir metastaz olup olmadığını görmek için PET taraması isteyebilir.

    Tarama öncesi en az 6 saat açlık isteniyor, su içmek serbest. PET/CT çekimi öncesi açlık şekeriniz kontrol ediliyor ve ardından işleme başlanıyor. Damar yolundan 18-FDG adı verilen bir ilaç veriliyor. Kendisine bir şeker (glikoz) modülü diyebiliriz. Kanser hücreleri glikozu sevdiklerinden direk saldırıya geçiyorlar daha çok yiyip büyümek için. İlaç verildikten bir saat sonra çekime girdiğinizde de kanser hücreleri diğer hücrelerden ayrılmış oluyor. Çeki yaklaşık 20-30 dakika sürüyor.

    PET/CT sonucu vücudunuzda ki her kanserli hücreyi ya da kitleyi belirleyemeyecektir. Çünkü onunda bir hassasiyet boyutları olduğu gibi kanserli hücrenin 18-FDG’ ye nasıl tepki verdiğide önemli. Bazı yerlerde farklı rakamşar verilsede genellikle söylenen bir santimin altıkları kanser hücrelerini net göremediği. Ama vücudunuzdaki her olası kitleyi nükleer tıp doktoru CT taramasında görebiliyor.

    PET/CT sonucu : Sol memede derinde 1.5 cm geçmeyen malign uyumlu bulgu

    Ameliyat sırasında görünen : Sol memede ki kitlenin boyutu 2.2 cm ve bir adet SLB lenf nodu mikto metastaz diğer lenf bezi makro metastaz 0.6 cm.  Ve memede ki kitle ile beraber koltuk altı lenf bezleri 1. ve 2. seviye alındı.

    *****Meme kanseri tedavisi , belirtileri, evreleri, tedavi öncesi ve sonrası bilmeniz gereken önemli bilgiler…… meme kanseri ile ilgili tüm yazılara ulaşmak için : ERKEN FARK ET, SEN KAZAN!

    —————————————————————————————————————-

    Her ‘ Erken Fark Et! Sen Kazan!’ yazısın altında tekrarladığım not : Lütfen unutmayın, ben bir doktor, hemşire, hasta bakıcı, bilir kişi… vb değilim. Sadece meme kanseri ile savaşan birisiyim. Teşhis konduğu günden bu yana konu hakkında araştırıyoruz, deneyimli olan kişiler ve doktorlar ile görüşüp bilgi ediniyoruz, içinde bizzat yaşıyoruz ve bilgi paylaştıkça değerlidir sözünden yola çıkarak öğrendiklerimizi ve yaşadıklarımızı paylaşmaya çalışıyoruz. Her ne kadar kanser ve tedavi süreçleri ile ilgili genel bilgiler doğru olsa da herkesin kanseri de tedavi sırasında yaşadıkları da kişiye özeldir. Bir kişinin yaşadığını diğer kişide yaşayacak diye bir kural yok. Bu nedenle, duyduğunuz her kötü şeyle panik olmayınız ama tedbiri de elden bırakmayınız. Bu ilaç iyi geliyor şu bitki karışımını kullan denildiğinde lütfen önce doktorunuza danışınız. Bu süreçte neyin iyi ya da kötü geleceği almış olduğunuz tedavi ve ilaçlara göre değişebilir. Lütfen, bu süreçte yaşadıklarınızı doktorunuz ile paylaşmaktan çekinmeyin ki size en doğru ve uygun desteği verebilirsin.

    —————————————————————————————————————–